Dr. İbrahim KARAER

 

NOT: Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Isparta ili Senirkent ilçesi Uluğbey köyü gelirlerinin Veli Baba Zaviyesine tahsisi hakkındaki belgeleri yorumlamaya devam ediyoruz. 3. Bölüm

Veli Baba Dergahı Mütevelli ve Postnişini Mehmet Takiyüddin Efendi, 14 Mart 1911 tarihinde Şurayı Devlet (Danıştay) Başkanlığına bir dilekçe vermiştir. Takiyüddin Efendi bu dilekçesinde “Dergah-ı Mezkur-ı Şerif Mütevelli ve Postnişini Sülale-i Müşarünileyhden Sünbülzade” unvanını kullanmıştır. Takiyüddin Efendi, İlegüb köyü arazisinin 1045 (1635/1636) tarihli hudut nameye göre 1047 (1637) yılında Veli Baba Tekkesine vakıf ve tahsis buyrulduğunu, 1053 (1643) yılında erbab-ı tımardan Ali adlı kişiye hile ve desise ile berat ittirildiğini, yapılan inceleme sonunda bu hatadan vazgeçilerek tekrar dergaha iade edildiğini; 1068 (1658) yılında ikinci bir hata ile arazi-i miriye olarak zapt edildiğini; 1227 tarihli ferman-ı alişanda Uluğbey köyünün eski kayıtlar mucebince Veli Baba Zaviyesine tahsisi ile buna kimsenin müdahale etmemesi icap ettiğinin buyrulduğu; ancak her nasılsa bu emr-i ali Defter-i Hakaniye kayıt olunmadığından dolayı Maliye Nezareti Arazi-i Mevkufe Komisyonunun yeni bir emr-i ali sadır olması gerektiği düşüncesinin yanlış olduğunu ve bu kararın üçüncü bir hataya sebep olacağını; cehalet ve istibdat devrinde yapılan iki hatanın üç yüz yıldır düzeltilemediğini, adalet ve meşrutiyet devrinde üçüncü bir hata yapılırsa, ebediyen düzeltilmesinin mümkün olamayacağını; atalarından Macaristan’ın Budin şehrinde medfun Gül Dede, Cezayir’de medfun Veli Dede dergahları ile İlegüb köyündeki Veli Baba Dergahının bakım onarımı ve su yollarının imar ve inşası ve saire masraflara karşılık İlegüb köyü gelirlerinin zaviyeye tahsisini; büyük bir hataya meydan vermemek için Evkaf-ı Hümayun kararının uygulanmasını, ihtiyaç duyulması halinde Meşihat Makamından görüş alınmasını talep etmiştir (Belge-23 COA ŞD 450-23-39).

Maliye Nezaretinden Sadaret makamına gönderilen 28 Nisan 1910 tarihli ve 11228/225 numaralı tezkire suretinde; İlegüb köyü gelirlerinin Veli Baba Zaviyesine tahsisi hakkında Şurayı Devlet Mülkiye Dairesinde tanzim olunan 29 Mayıs 1910 tarihli mazbata üzerine; Maliye Nezareti Tetkik-i Arazi-i Mevkufe Komisyonunca ortaya konulan görüş sebebiyle uygulamada tereddüde düşüldüğü; bunun üzerine 4 Ocak 1910 tarihli tezkire ve 3 Ocak 1911 tarihli mazbatanın Meclis-i Vükelada (Bakanlar Kurulunda) tezekkürü veya Şurayı Devletin Heyet-i Umumiyesinde müzakeresi hususunda Sadaret-penahilerinin tensiplerine sunulduğu belirtilmiştir  (Belge-24 COA ŞD 450-23-37).

Şurayı Devlet Heyet-i Umumiyesi tarafından 22 Haziran 1911 tarihinde Divan-ı Hümayun İdaresi Müdürlüğüne 1227 (1812) tarihli ferman-ı alinin mevcut olup olmadığı sorulmuş; aynı evrak üzerinde verilen 29 Haziran 1911 tarihli cevap yazısında; Uluborlu kazası Naibine hitaben yazılan evahir-i Şaban 1227 tarihli ferman-ı alinin mevcut olduğu ve tasdikli suretinin ekte gönderildiği belirtilmiştir (Belge-25 COA ŞD 450-23-40).

Şurayı Devlet Başkanlığından Defter-i Hakani Nezaretine yazılan 3 Temmuz 1911 tarihli yazıda; İlegüb köyünün Veli Baba Zaviyesine tahsis edildiğine dair kuyud-u hakaniyede şimdiye kadar mevcut kayıtların tasdikli suretleri talep edilmiştir (Belge-26 COA ŞD 450-23-15).  Defter-i Hakani Nazırı imzasıyla Şurayı Devlete yazılan 10 Temmuz 1911 tarih ve 32 numaralı yazıda; arazi-i miriyeden olan Uluköy arazisinin 1 Aralık 1643 tarihinde Veli Baba Zaviyesine tahsis edildiği, daha sonra erbabı tımardan Ali adlı kişiye tımar ettirilip, şeyhe haksızlık edildiğinin anlaşılmasıyla Nisan 1647’de zaviyeye iade edilmiş ise de, köy arazisi eskiden beri kılıç tımarı olduğundan, vakıf olması uygun olmadığı gerekçesiyle 15 Mayıs 1658 tarihli fermanla zaviyeden geri alınarak tımar olarak yazıldığı bildirilmiştir (Belge-27 COA ŞD 450-23-35). Uluköy/İlegüb köyünün Veli Baba Zaviyesine tahsis edildiğine dair Defter-i Hakanideki kayıt suretleri için bir numaralı belgeye bakınız (Belge-1 COA ŞD 450-23-33).

Şurayı Devlet Başkanlığından Divan-ı Hümayuna yazılan yazıya, aynı evrak üzerinde 24 Temmuz, 29 Temmuz, 3 Ağustos ve 16 Ağustos 1911 tarihlerinde dört ayrı cevap verilmiştir. 12 Şaban 1068 (15 Mayıs 1658) tarihli kayda önce ulaşılamadığı belirtilmiş; daha sonra bunun sebepleri beyan edilerek nerede bulunabileceği konusunda fikir yürütülmüş; en sonunda Kuyud-ı Hakani Kaleminde söz konusu kayda ulaşıldığı bildirilmiştir (Belge-28 COA ŞD 450-23-29).

Yirmi dokuz numaralı belgenin hangi kurumdan çıktığı ve hangi kişi veya kuruma yazıldığı belli değildir. Üst tarafında defter numarası 16, Heyet-i Umumiye, 10 Teşrin-i evvel 1327 (23 Ekim 1911) notundan ve yazının içeriğinden bu yazının, Şurayı Devlet Heyeti Umumiye kararı olduğu anlaşılmaktadır.  Söz konusu kararda; İlegüb köyünün kılıç tımarı olmasından dolayı 1658 tarihinde emr-i ali ile miri arazi kaydedildiği, 1222 (1227 olması gerekir) tarihli emr-i ali ile “Defterhane-i Amiremde mahfuz defter-i mufassala müracaat olundukta vech-i meşru üzere mestur ve mukayyed bulunduğu”  belirtilen İlegüb köyünün, eskiden olduğu gibi Veli Baba Zaviyesine tahsis edildiğinin sabit olduğu; Tedkik-i Arazi-i Mevkufe Komisyonunca irade-i seniyenin uygulanmasında tereddüt edilmesine gerek olmadığının Maliye Nezaretine bildirilmesine karar verilmiştir (Belge-29 COA ŞD 468-12-15).

Uluğbey köyü gelirlerinin Veli Baba Zaviyesine tahsisi ile ilgili Şurayı Devlet Mülkiye Dairesi ve Heyeti Umumiyede değişik tarihlerde birden fazla karar alındığı anlaşılıyor. 23 Kasım 1911 tarihli Şurayı Devlet mazbatasında; Uluborlu kazasının İlegüb köyünün vakfiyet üzere Veli Baba Zaviyesine tahsisi hakkında Mülkiye Dairesinin 29 Mayıs 1910 tarihli mazbatası ile Tetkik-i Arazi-i Mevkufe Komisyonunun görüşlerini içeren derkenar sureti ve Maliye Nezaretinin 28 Ocak 1911 tarihli tezkiresi Şurayı Devlet Heyet-i Umumiyesinde görüşülerek 1227 (1812) tarihli ferman-ı ali hükmünün muhafazasıyla İlegüb köyü arazisinin, Veli Baba Zaviyesine tahsisine ve defter-i hakaniye kaydedilmesine; Şurayı Devlet kararı ile bi’l-istizan şerefsadır olan irade-i seniye-i hazret-i padişahi hükmünün uygulanmasında tereddüde mahal olmadığının Maliye Nezaretine bildirilmesi kararlaştırılmıştır.  23 Kasım 1911 tarihli altı sayfalık Heyeti Umumiye mazbatasında, İlegüb köyü arazisinin Veli Baba Zaviyesine tahsis edildiği 1643 tarihinden itibaren yaşanan tarihi süreç ayrıntılı olarak anlatılmıştır. İlegüb köyü arazisinin Veli Baba Zaviyesine tahsisine önemli bir dayanak olan 1227 (1812) tarihli ferman-i alinin tarihi bazen 1222 olarak verilmiştir. Bunun bir yazım hatası olduğunu düşünüyoruz (Belge-30 COA ŞD 450-23-1,3,5,7,9,11).

Veli Baba Dergahı Mütevelli ve Postnişini Mehmet Takiyüddin Efendi, 1 Aralık 1911 tarihli dilekçe ile Şurayı Devlet Başkanlığına müracaat etmiş, İlegüb köyü arazisinin Veli Baba Zaviyesine tahsisi ile ilgili Mülkiye Dairesinden ve Heyet-i Umumiyeden verilen kararların birer kopyalarını talep etmiştir (Belge-31 COA ŞD 450-23-19). 7 Aralık 1911 tarihinde söz konusu kararların suretleri Mehmet Takiyüddin Efendiye verilmiştir (COA ŞD 450-23-20).

Maliye Nezareti Hesabat-ı Atika Kalemine kayıtlı 21 Ocak 1912 tarihli “Kari ve Mezra’-i Mevkufe Tedkik Komisyonu” kararında; Şurayı Devlet Heyeti Umumiyesinden tanzim olup, 26 Kasım 1911 tarihli yazı ile Hazineye tebliğ olunan mazbatada İlegüb köyü a’şarının Veli Baba Zaviyesine tahsisi hakkındaki 1227 (1812) fermanı ali hükmünün uygulanmasında herhangi bir tereddüde mahal olmadığına dair Şurayı Devlet kararının uygulanmasının mümkün olmadığı belirtilerek, doğru bir karar verilebilmesi için konunun Bab-ı Ali’ye arzı ve Muhasebe-i Umumiye Müdüriyeti Umumiyesine havale edilmesi istenmiştir (Belge-32 COA ŞD 464-13-5). Yazının altına 6 Ağustos 1912 tarihli tezkireye eklendiğine dair not düşülmüştür.

Devam edecek

 

BELGELER

Belge 23

Belge yer numarası: COA ŞD 450-23-39

Tarih: 1 Mart sene 1327 /13 Rabiul-evvel sene 1329 (14 Mart 1911)

Şurayı Devlet Riyaset-i Celileri Canib-i Aliyyesine

Maruz-ı Dai-i kemineleridir

Sadat-ı azam e’izze-i kiramdan ceddim kutbu’l-arifin Hazreti Veli Baba ibn-i Seyyid Hüseyin Gazi ve ibn-i Seyyid Veliyuddin Gazinin medfun bulunduğu Uluborlu kazası muzafatından İlegüb karyesi arazisi esasen ba-ferman-ı ali ve muahharan 1045 (1635/1636) tarihli hudut nameye cihetle ve 1047 (1637/1638) tarihli vakfiyesi ile merhum müşarünileyhin tekke ve zaviyesine vakıf ve tahsis buyrulmuş bulunduğu halde bilahare 1053 (1643) tarihinde araz-i mezkure, arazi-i miriyeden zannıyla erbab-ı tımardan Ali nam kimesneye bir hile ve desise ile berat ittirilmiş ise de bunun eser-i zühul ve hata ve dergah-ı şerif-i mezkure gadr-i külliyi mucib bulunduğu Defter-i Hakani ile Divan-ı Hümayun Kalemleri miyanelerinde vaki olan tetkikat neticesinde anlaşılarak karye-i mezkure 1057 (1647) tarihinde yeniden zaviye-i mezkureye ba-hat tevki’-i tashih icra kılındıktan sonra 1068 (1658) tarihinde ikinci bir hata olarak karye-i mezkure arazi-i miriyeden olmak üzere asakir-i mensure süvarilerinden İsmail veled takaüd Mustafa ve şeriklerine ba-berat alişan ita ve icra ve mumaileyhin bila-veled vefatıyla canib-i miriyeden zapt olunmuş işbu hatayı saninin tashihi zımnında suret olarak (silik bir kelime okunamadı) mevcut 1227 (1812) tarihli ferman-ı alişanda karye-i mezkurenin bu cihetle kuyud-ı kadime-i hakaniye mucebice zaviye-i mezkureye tahsis ve vakıf olunduğu ve asla müdahale olunmaması icap ettiği zikr ve tasrih buyrulmuş ve bu hususun yegane tetkikine ve iktizasında ilam beyanına salahiyettar olan mahkeme-i evkaf tarafından dahi bu babda kaffe-i kuyud ve evrakın tetkikiyle karye-i mezkure kaydının ba-hat tevki’-i tashihi ile icmal-i hakaniyenin itası 3 Rabiul evvel sene 1324 (27 Nisan 1906) tarihli bir kıta ilam-ı şer’i ile ifade kılınmış ise de Maliye Nezareti celilesinde müteşekkil Tetkik-i Arazi-i Mevkufe Komisyonu mezkur 1227 (1812) tarihli fermanın mezkur 1068 (1658) tarihli canib-i miriyeden hataen zapt olunmuş olduğu hakkındaki ketm ve ahz olunmuş olmasından yanlış bir esasa müsteniden sudurunu iddia etmekte ise de ferman-ı mezkur bir tafsil-i maruz karye-i mezkurenin zaviye-i mezkureye tahsis bulunduğu hakkında ilk kayd-ı hakani olmamış olsa bile karye-i mezkurenin zaviye-i mezkureye tahsisini ecdad-ı Sünbül Dede Zade Seyyid Şeyh Hüseyin’den Şeyh Nebi Dede ibn-i Seyyid Mehmet Taki ber-vechiye ihsan buyrulan ferman-ı ahir mezburun dahi ma’ziyadeten kifayet-i müstağni-i arz ve izahı bulunmuş olduğu halde mezkur komisyonun kuyud-ı kadime-i atika ve tetkikat-ı amike-i hükmiye istinaden ve yeniden emr u izn-i sultaniyi mutazammınan verilüb men’i müdahalesine dair olan ferman-ı mezkur ile karye-i mezkurenin arazi-i miriden zannıyla zaptı hakkındaki kayıt hataen olarak tashih-i lazime-i kanuniden bulunmuş olmasına karşı şimdiye kadar tashih olunmayışına teessüf han  olması lazım gelirken mezkur komisyon bilakis bir müstenid ve mühmel sahih kanunisi olmayan mezkur kayıt hataen olur ise işbu ferman-ı alişan hükmünün ıskatına kıyam ile üçüncü bir hata zemini ihzar ve cihet eylemiş olub bu ise azim teessüf ve telehhufe seza bulunduğundan kuyud-ı kadime-i hakaniye muhalif olarak devr-i cehalet ve istibdadda başka başka irtikab olunan mezkur iki hata için üç yüz seneye garib bir zamanda güç hal ile tashih olunabilmiş bulunduğu halde işbu devr-i meşrutiyet ve adalette vuzuh-ı mezkure-i mütebeyyineye vuku’ bulacak ve ihtiyar edilecek üçüncü bir hatanın ebediyen tashih-i kabil olamayacağından ve ba-husus müşarünileyhin mahdumu Macaristan’ın Budin şehrinde medfun “Gül Dede” demekle maruf Seyyid Cafer ve keza ceddi Cezayir’de medfun “Veli Dede”nin dergahlarının tamir ve termimlerine hami din-i İslam olan hükümet-i Osmani canibinden gayret olunduğu ceraid-i yevmiyede manzur-ı çeşm-i iftiharımız olduğu halde nefs-i memalik-i Osmani dahilinde bizzat müşarünileyh Veli Babaya ait dergahın gerek tamir ve temrimine ve gerek su yollarının imar ve inşasına ve saire masarif-i mübremesine karşılık bulmak üzere vakıf ve tahsis olunan karye-i mezkurenin arazi-i emiriyeye kalbine asla ruy-i muvafakat gösteremeyeceği gibi hiç bir ehl-i imanın da kabul edemeyeceği hallerden olmakla bu misallü bir hatayı fahiş vuku’una meydan verilmemek üzere tetkikat-ı amikaya havi olan mezkur evkaf-ı hümayun ilamının icra buyrulmasını lede’l-hace husus-ı mezkur hakkında makam-ı aliyye-i meşihattan dahi istifsar-ı mütalaa olunmasını işbu istirham namemin 3 Muharrem  sene1329 (4 Ocak 1911) tarih ve 1950 numaralı mazbatasıyla birleştirilmesini istirham ederim ol-babda emr ü ferman hazreti menlehül emrindir.

Pul üzerine

Fi 1 Mart sene 1327 / fi 13 Rabiul-evvel sene 1329 (14 Mart 1911)

Dergah-ı mezkur-ı şerif mütevelli ve postnişini sülale-i müşarünileyhden Sünbülzade

Ed-Dai

Mühür

 

Belge 24

Belge yer numarası: COA ŞD 450-23-37

Maliye Nezareti Hesabat-ı Atika Kalemi

Tarih: 5 Nisan sene 1327 (18 Nisan 1911)

15 Kanun-ı sani sene 1326 (28 Nisan 1910) tarihli 11228/225 numaralı tezkirenin suretidir.

Uluborlu kazasında kain İlegüb karyesi a’şarının vakfiyet üzere Veli Baba Dergahına meşrutuna dair Şurayı Devlet Mülkiye Dairesi evvelce bi’t-tanzim 16 Mayıs sene 1326 (29 Mayıs 1910) tarihli buyruldu-ı sami-i cenab-ı sadaret-penahileriyle varid olan mazbata üzerine Tedkik-i Arazi-i Mevkufe Komisyonunca serdedilen esbab ve mütalalaata nazaran karar-ı mezkurun icrasında tereddüt olduğu cihetle komisyonu-ı mezkurun mütalaatını havi derkenar sureti 21 Teşrin-i sani sene 1326 (4 Aralık 1910) tarih ve 8771/178 numaralı tezkire-i aciziye leffen irsal kılınmış idi. Karye-i mezkur a’şarı hakkında daire-i müşarünileyhden bu kere tanzim olunup buyruldu-ı sami-i cenab-ı sadaret-penahileriyle varid olan 21 Kanun-ı evvel sene 1326 (3 Ocak 1911) tarihli mazbata münderecatı evvelce verilen kararın tasdikinden ibaret olup bu ise Arazi-i Mevkufe Komisyonunda serdedilen esbab ve mütalaata nazaran hazinece kanaat-ı bahş olamadığından keyfiyeti Meclis-i Ali Vükelaca tezekkürü veyahut evvel emirde Şurayı Devlet Heyeti Umumiyesince müzakeresi tensib buyrulduğu taktirde izahat-ı lazimeyi ita etmek üzere hazineden bir memurun Şurayı Devlete azami menut-i re’y-i irade-i aliyye-i cenab-ı sadaret-penahileridir ol-babda

Aslına mutabıktır fi 5 Nisan sene 1327 (18 Nisan 1911)

Hesabat-ı Atika kalemi

Mühür

 

Belge 25

Belge yer numarası: COA ŞD 450-23-40

Tarih: 9 Haziran sene 1327 (22 Haziran 1911)

Heyeti Umumiyeye

Metn-i arzuhalde zikr olunan 1227 tarihli ferman-ı alinin Divan-ı Hümayunca mukayyed olup olmadığının beyanıyla beraber var ise bir suretinin irsali muktezası keyfiyet olunması zımnında işbu arizanın Divan-ı Hümayun İdaresi Müdüriyetine tevdi’i tezkire kılındı fi 9 Haziran sene 1327 (22 Haziran 1911)

Divan-ı Hümayuna

Metn-i istidanamede mezvu’bahs olan hususa dair fi evahir-i şaban sene 1227 tarihli Uluborlu kazası naibine hitaben tasdir kılınmış olduğu anlaşılan emr-i alinin kaydından ihraç ettirilen sureti bi’t-tasdik merbuten tesyar kılınmıştır fi 2 Recep sene 1329 / fi 16 Haziran sene 1327 (29 Haziran 1911)

Mühür

Heyet-i Umumiye

 

Belge 26

Belge yer numarası: COA ŞD 450-23-15

Şurayı Devlete Mahsus Müsvedde Varakası

Numara: 19 Maliye 909

Tarih: 7 Recep sene 1329 / 20 Haziran sene 1327 (3 Temmuz 1911)

Defter-i Hakani Nezaretine

Uluborlu kazası muzafatından İlegüb köyü a’şarının karye-i mezkurede kain Veli Baba Dergahına mevkuf olmasına binaen vakfiyet-i veçhile tashih kaydı hakkında Mülkiye Dairesince tanzim ve takdim olunan mazbata üzerine icra buyrulan tebligata cevaben Maliye Nezareti celilesinden bil-mevrud Şurayı Devlete havale buyrulan tezkire muhteviyatıyla beraber Heyet-i Umumiyede lede’l-kırae iktizası badehu temin olunmak üzere emr-i irade İlegüb karyesi arazisinin nev-i arazi olarak mukayyed olduğunun ve karye-i mezkur a’şarının Veli Baba Dergahına vakıf edilüb ba-kalem tevki-i kuyud-ı hakaniyece şimdiye kadar ne suretle tashihat ve iş’arat ifa kılındığının iş’arı ve kayd-ı hakani suret-i musaddakasının tesyarı hususu savb-ı semuhilerine ve mezkur tezkire ile melfufatı ita buyrulmak üzere leffen tesyir kılınmış olmakla ol-bada ifası muktezası babında

 

Belge 27

Belge yer numarası: COA ŞD 450-23-35

Defter-i Hakani Nezareti

Aded: 32

Tarih: 13 Recep sene 1329  / 27 Haziran sene 1327 (10 Temmuz 1911)

Şurayı Devlet Riyaset-i Celilesine

Reis Beyefendi Hazretleri

25 Haziran sene 1327 (8 Temmuz 1911) tarihli ve 68 numaralı tezkire-i aliyye-i riyaset-penahilerine cevaptır. Uluborlu kazası muzafatından Uluköy arazisi hin-i tahrirde arazi-i emiriyeden olarak mukayyed iken 19 Ramazan sene 1053 (1 Aralık 1643) tarihinde şerefsadır olan ferman-ı alişan mucebince kıdvetü’s-süleha Veli Baba Tekkesine vakıf olmak üzere ba-hat tevki’-i tashih olduğu halde muahharan ashab-ı tımardan Ali nam kimesne bir tarikle berat ettirib şeyhe gadr etmekle evasıt-ı Rabiu’ul-evvel sene 1057 (Nisan 1647) tarihinde mumaileyh Veli Baba Zaviyesine tashih olunmuş ise de karye-i mezkur kadimen kılıç tımarı olduğundan vakıf olmak na-meşru olmakla geri tımara tashih olunmak için 12 Şaban sene 1068 (15 Mayıs 1658) tarihinde sadır olan ferman-ı ali mucebince ba-hat tevki’-i tımar kaydının tashih edilmiş olduğunu savb-ı ali riyaset-penahilerine iş’arı Kuyud-ı Hakaniye Kaleminden ifade ve ol-babda ihraç kılınan kayd-ı hakani suretiyle evrak-ı mürsele leffen irsal kılınmıştır efendim hazretleri Fi 13 Recep sene 1329  / fi 27 Haziran sene 1327 (10 Temmuz 1911)

Defter-i Hakani Nazırı

İmza

 

Belge 28

Belge yer numarası: COA ŞD 450-23-29

Şurayı Devlet Evrak Kalemi

Aded: 721

Tarih: 11 Temmuz sene 1327 (24 Temmuz 1911)

Divan-ı Hümayun Kalem-i Müdüriyeti Canib-i Aliyesine

Uluborlu kazasına tabi Uluköy karyesi a’şarının Veli Baba Zaviyesinden fekk-i vakfiyet ile tımar olarak tashih kaydı hakkındaki “karye-i tımar olmakla vakıf olmak na-meşru olmakla geri tımara tashih olunmak üzere varid olan emr-i ali mucebince tımara tashih olunmuştur fi 12 Şaban sene 1068 (15 Mayıs 1658) tarihli kaydın emr-i alişan bir suret-i musaddakasının irsal buyrulması heyet-i umumiyeden vuku’ bulan iş’arı atfen arz olunmakla ol-babda emr ü ferman hazreti menlehül emrindir fi 11 Temmuz sene 1327 (24 Temmuz 1911)

Mühür

İşbu müzekkere üzerine tahriyat-ı mukteziye lede’l-icra tashih emr-i alileri kadimen Tahvil Kaleminden ısdar olunmakta olduğu halde tensikat-ı ahirede kalem-i mezkurun lağvı üzerine mevcut defterler Divan-ı Hümayun Dairesine devrolunmuş ise de bunlar meyanında 1108 (1696/1697) tarihinde mukaddemine ait muamelat-ı muhtevi defterlerin mevcut olmadığı ve binaen ala-zalik metn-i mezkurede gösterilen 12 Şaban sene 1068 (15 Mayıs 1658) tarihli emr-i aliye dair kayıt malumat bulunamadığı anlaşılmıştır fi 16 Temmuz sene 1327 (29 Temmuz 1911)

Mühür

1108 mukkademine ait muamelatı muhtevi defatirin bulunması taleb edilen 12 Şaban sene 1068 (15 Mayıs 1658) tarihli fermanın mevcut olmadığına delalet etmeyeceğini bir kere Tahvil Kalemi defatiri gönderilmek üzere Maliye Nezaretiyle Divan-ı Hümayun İdaresinde etraflıca tedkikat icrası zımnında evrak müdüriyetine işbu müzekkere tevdi kılındı fi 21 Temmuz sene 1327 (3 Ağustos 1911)

Mühür

Hazinece tahriyat-ı mukteziye bilahare metn-i mezkurede muharrer İlegüb karyesinin tekrar tımara kaydının icrası hakkında olan 12 Şaban sene 1068 (15 Mayıs 1658) tarihli emr-i aliye dair kayıt bulunamamış ve bu maksatla tevarih-i kadimede sadır olan emr-i aliler mahfuz olmayub şahıslarına ait olmak itibariyle zaman-ı sabıkada tevki’-i divan-ı hümayun bulunanlar nezdinde kalmakta ise de sebk eden iş’ara cevaben Kuyud-ı Hakani Kalemi ifadesiyle Defter-i Hakani Nezaretinden alınan 20 Temmuz sene 1327 (2 Ağustos 1911) tarih ve 299 numaralı tezkirede de bildirilmiş olduğu beyanıyla işbu müzekkere Şurayı Devlet evrak kalemine kılındı fi 3 Ağustos sene 1327 (16 Ağustos 1911)

 

Belge 29

Belge yer numarası: COA ŞD 468-12-15

Heyet-i Umumiye? / fi 10 Teşrin-i evvel sene 1327? (23 Ekim 1911?)

Evvelce Hazine-i Maliye Hukuk Müşavirliğinde bulunup husus-ı mezbur hakkında malumatı olduğu Maliye Nezaretinden bildirilen memurin adliyeden Mustafa Efendi davet olunarak mumaileyhden izahat-ı lazime ahz olunduktan sonra icab-ı maslahat lede’l-müzakere esnayı tahrirde arazi-i emiriye olarak kayıt olunan İlegüb karyesinin kılıç tımarı olduğu bilahare tebeyyün 1068 (1658) tarihinde şerefsadır olan ferman-ı ali mucebince tımara tashih olunduğundan ve kılıç tımarın vakıf olması kaide-i kadime-i hakaniyeye muhalif bulunduğuna mebni karye-i mezkure a’şarının Veli Baba Dergahına vakfiyet üzere tashih kaydı hakkında ittihaz olunan kararın icrasında Tedkik-i Arazi-i Mevkufe Komisyonunca tereddüt edildiği dermiyan kılınmakta ise de sebk eden iş’arat üzerine Defter-i Hakani ve Maliye Nezaretlerinden cevaben varid olan salifüzzikr tezkirelerde karye-i mezkure arazisinin tekrar tımara tashih kaydı hakkında 1068 (1658) tarihli ferman-ı aliye dair kayıt ve malumatı tesadüf olunamadığı beyan edildiği gibi Veli Baba Zaviyesine mevkuf olan İlegüb karyesi a’şar ve rüsumuna bazıları tarafından fuzuli müdahale olunduğundan bahisle men’ mütevellisi tarafından vuku’ bulan istida üzerine 1222 (1227 olması gerekir) tarihinde şerefsadır olan ferman-ı alinin bir fıkrasında “Defterhane-i Amiremde mahfuz defter-i mufassala müracaat olundukta vech-i meşru üzere mestur ve mukayyed bulunduğu” zikr olunmasına nazaran İlegüb karyesinin 1222 (1807/1808) tarihinde kemafissabık zaviye-i mezkure meşrutu baki bulunduğu nümayan olmasına ve ma’haza kılıç tımara tashih olunduğu farz olunsa bile tımar ve zeamet bidayet-i tanzimatta ilga olunduğu cihetle İlegüb arazisi de aslına rücu’ yani hin-i tahrirde defterhanede mukayyed olduğu üzere arazi-i emiriye hükmünü ahz edüb arazi-i emiriyenin bilcümle tasarrufatı dahi ber mukteza yı şer’i şerif taraf-ı eşref hazreti hilafet-penahiye ait raci bulunmasına mebni mezkur 1222 (1807/1808) tarihli ferman-ı ali hükmünün muhafazasıyla karye-i mezkurenin Veli Baba Zaviyesine tashihine ve sebt-i defter-i hakani kılınmasına Şurayı Devlet kararıyla bil-istizan şerefsadır olan irade-i seniye-i hazreti padişahi münifinin icrasında tereddüde mahal olmadığının Maliye Nezaretine iş’arı tezekkür kılındı

 

Belge 30

Belge yer numarası: COA ŞD 450-23-1,3,5,7,9,11

Şurayı Devlete Mahsus Müsvedde Varakası

Numara: 186

Tarih: 1 Zilhicce sene 1329 / 9 Teşrin-i sani sene 1327 (23 Kasım 1911)

Mazbata

(1)

Uluborlu kazasında kain İlegüb karyesi a’şarının vakfiyeti üzerine Veli Baba Dergahı meşrutiyetine dair Mülkiye Dairesinden bi’t-tanzim 16 Mayıs sene 1326 (29 Mayıs 1910) tarihli buyruldu-ı sami ile tebliğ buyrulan mazbata üzerine Tetkik-i Arazi-i Mevkufe Komisyonunca serd edilmiş esbab ve mütalaayı havi derkenar suretinin takdimini mutazammın Maliye Nezaretinin 15 Kanun-ı sani sene 1326 (28 Ocak 1911) tarihli ve 11228/225 numaralı tezkiresi Heyet-i Umumiyede kıraat olundu

Salifüzzikr derkenar suretinin Mülkiye Dairesince Mahkeme-i Teftiş-i Evkafın ilamına nazaran İlegüb karyesi Veli Baba Zaviyesine mahsus bulunduğu halde evvela 1053 (1643) erbab-ı tımardan Ali nam kimesneye ita ve badehu 1057 (1647) tarihinde ba-hat tevki’i Şeyh Veli Baba Zaviyesine iade ve tahsis olunarak 1068 (1658) tarihinde de süvari İsmail veled tekaüd Mustafa’ya tevcih ve sebt-i defter-i hakani kılınmış ise de bilahare 1227 (1812) tarihli ısdar buyrulan emr-i ali ile yine zaviye-i mezkureye tahsis ve ihsan olunup fakat her nasılsa sebt-i hakani olunmamasından dolayı kuyud-ı hakaniye idaresince hükm-i meçhul kaldığı mahkeme-i mezkurece icra kılınan tedkikat neticesinde usulen tahkik eylemiş ve mezkur ilam mucebince emr-i ali hükmünün muhafazasıyla karye-i mezburenin zaviye-i mezkureye tahsisine ve sebt-i defter-i hakani kılınması hususuna daireden tanzim ve takdim kılınan 26 Rabiul-evvel sene 1325 (9 Mayıs 1907) tarihli mazbata üzerine lede’l-arz irade-i seniye dahi sadır olarak daire-i müteallikasına tebliğ buyrulmuş olduğundan mesele mebhusun anhaya dair salahiyettar olan bir mahkemeden sadır olan muktezi ilamı mucebince Şurayı Devletçe ittihaz ve bil-mazbata arz edilmiş olan karar ve bunun üzerine sudur eden irade-i seniye ile müsted’inin iddia edebileceği hakkı müktesebin yeniden mukarrerat-ı idariye ile ıskatı kaideten ve alenen muvafık caiz olmayacağı ve hazine namına müdde-a bihanın istihsal-i defi’ mümkünatdan bulunduğu cihetle karar-ı salifin tadiline mahal olmadığına

(2)

karar verilmiş ise de mahkeme-i şer’iyeden muktezi şeklinde sudur eden alamat-ı lazime-i tenfizi bir hüküm ve kararı havi olmayıp beyan-ı mütalaadan ibaret olmasına mütalaa-i vaki kılıç tımarının vakıf olunması na-meşru’ olduğuna dair olan kaide kayd-ı hakaniyeye muhalif bulunmasına mebni adem-i tenfizi icab edeceği derkar olmakla beraber 1248 (1832/1833) tarihinde bilcümle tımarların devletçe zaptı sırasında tımar-ı mezkur dahi canib-i hükümetten zapt olunarak o vakit mutasarrıfı bulunan asakir-i mensure süvarilerinden İsmail veled takaüd Mustafa ile diğer şeriklerine alel-usul bedelat-ı lazime tayin ve tahsis ile mutasarrıfların vefatına kadar mezkur bedellerin hazineden ita oluna gelmesi mezkur muktezi ilamın bi’l-istizan ittihaz olunan 1227 (1812) tarihli emr-i ali hükmünün cerh ve itası kafi olup  hazinece istihsali hukuk zımnında mahkemeye müracaat olunması lüzumu ihzar olunuyor ise de mesele mebhusun anha hazinenin mevki’-i müdde’alık mevki’i olmadığı gibi hazine tarafından ikame-i dava olunacak olsa mehakimin hal-i hazırına nazaran dava neticeleninceye kadar müruru zaruri olan sinin-i müteaddide zarfında karye-i mezkure a’şarının bila-sebep kanun-ı müsted’i itasının devam edilmek lazım geleceği ve davayı mezkurenin bir hükm-i kat’iye rabtına kadar haylice bir meblağı iktisab edecek olan a’şar-ı mezkurun bedelinin hiçbir veçhile tazmin edilemeyeceği derkar olmakla beraber müstediler tarafından mahkemeye müracaat olunduğu taktirde farzı muhal olarak neticede haklı çıkarlar ise kendilerinin kanunen kabil-i tevsik olan bilcümle zarar ve ziyanlarının hükümetçe tamamen tazmin olunabileceği cihetle mahkemeye onlar tarafından müracaat edilmesi lüzum-ı kanunisi bihakkın te’yid etmekte olduğu zikr u ityan kılınmıştır.

İlegüb zaviyesi arazisinin ne nevi araziden olarak mukayyed olduğunun ve karye-i mezkure a’şarının Veli Baba Dergahına vakıf edilüb ba-kalem tevki’-i kuyud-ı hakanice şimdiye kadar ne suretle tahsisat ve iş’arat ifa kılındığının iş’arı ve kuyud-ı hakani sureti musaddakasının tesyarı hakkında sebt eden 

(3)

iş’ara cevaben Defter-i Hakani Nezaretinden varid olan tezkirede Uluborlu kazası muzafatından İlegüb karyesi arazisi hin-i tahrirde arazi-i miriyeden olarak mukayyed iken 19 Ramazan sene 1053 (1 Aralık 1643) tarihinde şerefsudur olan ferman-ı alişan mucebince kudvetü’s-ulema Veli Baba Tekkesine vakıf olmak üzere ba-hat tevki’-i tashih olunduğu halde müteveffa ashab-ı tımardan Ali nam kimesne bir tarikle berat edinüb şeyhe gadr etmekle evasıt-ı  rabiul evvel sene 1057 (10-20 Nisan 1647) tarihinde mumaileyh Veli Baba Zaviyesine tashih olunmuş ise de karye-i mezkure kadimen kılıç tımarı olduğundan vakıf olması na-meşru’ olmasıyla geri tımara tashih olunmak için 12 Şaban sene 1068 (15 Mayıs 1658) tarihinde sadır olan ferman-ı ali mucebince tımar kaydının tahsis edilmiş olduğu bildirilmiş ve dergah-ı mezkure mütevellisi ve postnişini es-seyyid Mehmet Takiyüddin Efendi tarafından verilen arzuhalde dahi 1227 (1812) tarihinde sadır olan ferman-ı alişanda karye-i mezkurenin kuyud-ı kadimden hakaniyesi mucebince zaviye-i mezbureye mahsus vakıf olduğu zikr edildiğinden işbu fermanın Divan-ı Hümayunca mukayyed olup olmadığının beyanıyla beraber var ise suretinin irsali hakkında yazılan muktezi üzerine Divan-ı Hümayundan gönderilen 1227 (1812) tarihli fermanı hümayun suretinin “sadat-ı kiramdan es-seyyid Şeyh Hüseyin Baba Zeyd hülasa gelip Hamid sancağının Uluborlu nahiyesine tabi nefirat ile karye-i Uluköy ve hasılı tahtında resm-i penc ve bennak ve mücerred ve hınta ve şair ve öşr-i bağ yekun maa-gayri dört bin seksen dört akçe yazı ile defter-i mufassalada muharrer kalemler kayıt ve karye-i merkume defter-i icmalarda tashih olduğu üzere Veli Baba Vakfı iken erbab-ı tımardan Ali nam kimesneye bil-icra berat ettirmekle 1057 (1647) tarihinde ba-hat tevki’ tekrar Veli Baba Zaviyesine tashih olunduğu Defter-i Hakanide mukayyed olduğu gibi Veli Baba Zaviyesi Vakfının evladın meşrutiyet üzere tevliyet ve zaviyedarlığı askeri ruznamçesinden verilen berat-ı şerifle mumaileyh es-seyyid Şeyh Hüseyin üzerinde olup karye-i merkume muceb Defter-i Hakani mezkur zaviye hududu dahilinde kadimden öşr ü resmi zaviye-i mezbure vakfı tarafından alına gelen yerler ile zaviye-i mezbure vakfı tarafından zapt vaki olan mahsul ve rüsumunu kanun ve defter mucebince ahz ve kabz

(4)

etmek murad eyledikte aherden dahl ve taarruz olunmak icap etmez iken ecanibden bazı kimesneler zaptına ve vaki olan mahsul ve rüsumu ahz ve kabzına hilaf defter-i hakani mugayir-i kanun fuzuli müdahale ile zaviye-i mezburenin harabına bais ve dervişan ve fukarasının perişaniyetlerine badi olduklarının ve hasılı mezbur zımnında canib-i şer’iden hüccet-i şer’i ve fetvayı şerife verildiğini bildirip karye-i merkumeye muceb Defter-i Hakani mümtaz ve muayyen hududu dahilinde kadimden öşr ve rüsumu zaviye-i mezbure vakfı tarafından alına gelen yerler ile zaviye-i mezbure vakfı tarafından zabt ve vaki olan mahsul ve rüsum kanun ve defter mucebince ahz ve kabz ettirilip ecanibden olan kimseler hilafı Defter-i Hakani ve mugayir-i kanun dahl ve taaruz ettirilmeyip men’ ve def’ olunmak emr-i şerifim sudurunu istida etmekten naşi defterhane-i amirede mahfuz defter-i mufassıla müracaat olundukta vech-i meşru’ üzere olduğu mestur ve mukayyed olmağın Defter-i Hakani mucebince kanun üzere amel olunması” tasrih ve geri tımara tashih olunması 1068 (1658) tarihinde takarrür ederek ba-tevki’i tımar kaydı tashih edildiği gibi Defter-i Hakani Nezaretinin saliffüzzikr tezkiresinde hikaye olunan ferman-ı ali suretinin irsaline dair Divan-ı Hümayun idaresine ahiren yazılan müzekkere zirine muharrer cevabının tashihi emr-i alileri kadimen tahvil kılınmasından ısdar olunmakta olduğu halde tensikat-ı ahirede kalem-i mezkurun lağvı üzerine mevcut defterleri Divan-ı Hümayun Dairesine devir olunmuş ise de bunlar meyanında 1108 (1696/1697) tarihinden mukaddemine ait muameleye muhtevi defatirin mevcut olmadığı binaen ala zalik müzekkerede gösterilen 1068 (1658) tarihli emr-i aliyeye dair kayıt ve malumat bulunamadığı gösterilmiş ve bir kere de Tahvil Kalemi kuyudu gözden geçirilmek üzere Maliye Nezaretine yazılan tezkire cevabının ise hazinece taharriyat-ı mukteziye bil-icra metn-i mezkurede muharrer İlegüb karyesinin tekrar tımara kaydının icrası hakkında olan 1068 (1658) tarihli emr-i aliyeye dair kayıt bulunamadığı beyan eylemiş ve bu mütevelli tevarih-i kadimede sadır olan emr-i aliler mahfuz olmayub şahısların namına olmak itibariyle zaman-ı saltanat

(5)

tevki’-i divan-ı hümayun bulunanlar nezdinde kalmakta olduğu sebk eden iş’ara cevaben kuyud-ı hakaniye kalemi ifadesiyle Defter-i Hakani Nezaretinden alınan tezkirede gösterilmiştir

Evvelce hazine maliyesi hukuk müşavirliğinde bulunup hasıl-ı mezbur hakkında malumatı olduğu Maliye Nezaretinden bildirilen memuriyet-i adliyeden Mustafa Efendi celb ve davet olunarak mumaileyhden izahat-ı lazime ahz olunduktan sonra icab-ı maslahat ledel-müzakere esnayı tahrirde arazi-i miriye olarak kayıt olunan İlegüb karyesinin kılıç tımarı olduğu bilahare tebeyyün etmekle 1068 (1658) tarihinde şeref-sadır olan ferman-ı ali mucebince tımara tashih olunduğuna ve kılıç tımarının vakıf olması kaide-i kadime-i hakaniyeye muhalif bulunduğuna mebni karye-i mezkure a’şarının Veli Baba Dergahına vakfiyet üzere tashih kaydı hakkında ittihaz olunan kararın icrasının Tetkik-i Araz-i Mevkufe Komisyonunca tereddüt edildiği dermeyan kılınmakta ise de sebk eden iş’arat üzerine Defter-i Hakani ve Maliye Nezaretlerinin cevabına dair olan salifüzzikr tezkirelerinde karye-i mezkure arazisinin tekrar tımara tashih kaydı hakkında 1068 (1658) tarihli ferman-ı aliye dair kayıt ve malumatı tasarruf olunmadığı beyan edildiği Veli Baba Zaviyesine mevkuf olan İlegüb karyesi a’şar ve rüsumunu mutasarrıfları tarafından fuzuli müdahale olunduğundan bahisle meni’ mütevellisi tarafından vuku’ bulan istida üzerine 1222? (1227 olması gerekir) tarihinde şerefsadır olan ferman-ı aliyyenin bir kıtasının Defterhane-i Amirede mahfuz ve defter-i mufassala müracaat olundukta vech-i meşru’ üzere mestur ve kayıt bulunduğu zikr olunmasına nazaran İlegüb karyesinin 1222 (1227 olması gerekir) tarihinde kemafissabık zaviye-i mezkureye meşrutiyeti baki bulunduğu nümayan olmasına ma-haza  kılıç tımara tashih olunduğu fasıla olunsa bile tımar ve zeamet bidayet-i tanzimatta ilga olunduğu cihetle İlegüb arazisinin aslına rücu yani hin-i tahrirde Defterhanede mukayyed olduğu idare-i arazi-i emiriye hükmünü ahz edüb araz-i miriyenin bilcümle tasarrufatı dahi ber-muktezayı şer’i şerifi taraf-ı eşref-i hazreti hilafet penahiye ait ve raci bulunmasına mebni mezkur 1222

(6)

tarihli ferman-ı ali hükmünün muhafazasıyla karye-i mezkurenin Veli Baba Zaviyesine tahsisine ve sebt-i defter-i hakani kılınmasına Şurayı Devlet kararı ile bi’l-istizan şerefsadır olan irade-i seniye-i hazret-i padişahi hükm-i münifinin icrasında tereddüde mahal olmadığının Maliye Nezaretine iş’arı tezkire kılındı

 

Belge 31

Belge yer numarası: COA ŞD 450-23-19

Şurayı Devlet Riyaset-i Celilesi Aliyesine

Tarih: 9 Zilhicce sene 1329  / 17 Teşrin-i sani sene 1327 (1 Aralık 1911)

Maruz-ı Dai-i  kemteranemdir ki

Konya vilayeti dahilinde Uluborlu kazasının İlegüb nam-ı diğer Uluköy karyesinde defin-i hal ıtırnak sadat-ı ecdadımdan Seyyid Veli Baba Hazretlerinin karye-i mezkurede vaki dergah-ı şerifine karye-i mezkure vakf edilmiş ve bilahare yed-i ahere geçmiş ise de tashihine evvel ve aher ferman ve irade-i seniyeler sadır olmuş ve sene-i halde Mülkiye Dairesi ve Şurayı Devlet Heyet-i Umumiyesinden karar verilmiş olduğundan mukaddema Mülkiye Dairesinden ve muahharan Heyet-i Umumiyeden verilmiş kararların birer suretlerini talep ve istida ederim muceb emr-i ferman hazret-i veliyül emrindir fi 9 Zilhicce sene 1329  / 17 Teşrin-i sani sene 1327 (1 Aralık 1911)

Pul

Ed-Dai Dergah-ı Mezkur Postnişini et-Hüseyiniye es-seyyid Mehmet Takiyüddin

Mühür

 

Belge 32

Belge yer numarası: COA ŞD 464-13-5

Maliye Nezareti

Kari ve Mezra’-i Mevkufe Tedkik Komisyonunun 8 Kanun-ı Sani sene 1327 (21 Ocak 1912) tarihli derkenarının suretidir

İşbu mazbata ile merbutu evrak komisyonunda mütalaa ve tedkik olundu Şurayı Devlet Heyeti Umumiyesinden tanzim kılınıp 13 Teşrin-i sani sene 1327 (26 Kasım 1911) tarihli buyruldu-ı ali ile hazine-i celileye tebliğ buyrulan mazbatada mevzubahs olan Uluborlu kazasında kain İlegüb karyesi a’şarının Veli Baba Zaviyesine meşrutiyetine dair olan 1227 (1812) tarihli ferman-ı ali hükmünün muhafazasıyla karye-i mezkura a’şar ve rüsumunun vakf-ı müşarünileyhe tahsisine ve ol-babdaki kayd-ı hakaniyenin tashihine dair Şurayı Devlet kararıyla bila-tezat şeref-sadır olan irade-i seniye-i hazret-i padişahi münifinin icrasında tereddüde mahal olmadığının Maliye Nezaretinden iş’arı lüzumuna karar verildiği anlaşılmıştır. Evrak-ı merbut lede’t-tetkik Konya Vilayeti dahilinde Hamidabad sancağında Uluborlu kazasında e’izze-i kiramdan Veli Baba Dergahına merbut İlegüb karyesi hudud-ı kadimesinin derciyle icab eden ferman-ı aliyenin usul ve emsaline tevfikan ba’det-tasdir muamele-i muktezinin ikmali içün hazine-i evkafa irsal olunmak üzere ol-babdaki evrak irsal kılındığından münderecatına nazaran muktezasının ifası Evkaf Nezareti Vekaletinin 23 Şubat sene 1324 (8 Mart 1909) tarihli ve beş yüz otuz dokuz numaralı tezkiresinde beyan olunmuş ve evrak-ı mezkura meyanında veli-i müşarünileyhin 2 Recep sene 1047 (20 Kasım 1637) tarihli vakfiye suretiyle gurre-i rebiul evvel (Rebiul evvel ayının ilk günü) 1045 (15 Ağustos 1635) tarihli hudut name-i cihetinde ve mahkeme-i teftişten tanzim kılınan 8 Zilhicce sene 1326 (1 Ocak 1909) tarihli ilamda muharrer olduğu üzere hududu Yassıviran karyesi hududu olan tarike muttasıl Geribaşı hududundan Karaca Kırandan Elbiz üstünden Aktaş (..) Gediğinden ve Toklu Sivrisinden ve Akpınar Tepesi karşısında Taş Köprü ve Derzi Kayası üstünden (..) Geçidinden ve Çaylalı Koyakdan ve Örencik Kavağından ve Meşe başında Kara Kısık’dan ve Yel Beleninden ve Tekne Kaklıkta müntehi Mera ve Yayla ve Tekne Kaklıkdan ve Yarıalıçdan ve Üç Karaağaç ve Orta Yoldan ve Karaarslan Bucağından ve Gölgeciler Harımı denilen Uzun Harımdan ve Veli Baba Kuyusundan ve yine Orta Yolda Meydanoğlu İğdesinden mezkur Geribaşıyla müttehid İlegüb karyesi hin-i tahrirde tımar dahilinde arazi-i emiriyeden olarak tahrir ve sebt-i Defter-i Hakani kılınmış iken vakf-ı mezkure 1053 (1643) tarihinde ba-hat tedkik kaydı mahalli tashih olunmuş ve muahharan esbab-ı tımardan Ali nam kimesne uhdesine berat ita olunmuş ise de tekrar Şeyh Veli Baba Zaviyesine tekrar 1057 (1647) tarihinde tahsis kılınmış ve bilahare icra kılınan tedkikatta karye-i mezkurenin kılıç timarı olduğu tebeyyün itmekle vakf olunması na-meşru olduğundan şerefsadır olan emr-i aliye mucebince 1068 (1658) tarihinde ba-hat tedkik geri tımar olmak üzere tashih olunarak ol-vechile kayıttan kayıda geçmiş ve 1240 (1824/1825) senesinde asakir-i mansure süvarilerinden İsmail ve veled tekaüd Mustafa ile ba-berat alişan sair şerikleri uhdelerinde mukayyed iken bilcümle tımar sahiplerine bedel itasıyla tımar dahilinde bulunan kuranın salimen tenfizi canibinden zapt olunması hakkında hükümetçe ittihaz olunan karar mucebince mezkur tımar dahi zapt olunarak mutasarrıflarına bedel takdir olunmuş iken merkum İsmail’in vefatıyla mahlulünden bedel-i mevcut dahi hazine malında kalmış ve karye-i mezkura arazi-i emiriyeden olarak canib-i miriye ait olup canib-i vakfa bir gune taalluk ve irtibatı olmadığı halde salifüzzikr  1068 (1658) tarihinde canib-i miriye rücu ettiğine dair olan tashih kaydının her nasılsa ketm-i ahz olunduğu anlaşılmış ve şu halde ferman-ı aliye-i mezkurun yanlış bir esasa müstenid olarak hudud-ı derkar bulunduğu kayd-ı hakani kaleminden yazılan derkenarlar münderecatından müsteban olmuştur. Binaenaleyh karye-i mezkura a’şar ve bilcümle rüsumatının vakf-ı müşarünileyhe tashih ve ol-vechile kayd-ı hakaniyenin tashihine mütedair olup ahiren Mahkeme-i Teftişten bir hasm-ı şer’i muvacehesinde olmayıp sadır olan muktezi ilamı ve ona müsteniden Şurayı Devlet Mülkiye Dairesince ve Heyet-i Umumiyesince ita kılınan mukarrerat ve vücuh-ı atiye ile menkuzdur (bozulmuştur) şöyle ki mehakim-i şer’iyeden muktezi şeklinde sudur eden ilamat-ı lazimü’t-tenfiz bir hükm-i kararı havi olmayıp beyanı mütaalattan ibaret bulunmağa ve mütalaatı vakıa kılıç tımarının vakıf olunması na-meşru olduğuna dair olan kaideyi kayd-ı hakaniyeye muhalif bulunduğundan adem-i tahsisini icap edeceği derkar olmakla beraber 1248 (1832/1833) tarihinde bilcümle tımarların devletçe zaptı sırasında tımar-ı mezkur dahi canib-i hükümetten zapt olunarak ol-vakit mutasarrıfı bulunan asakir-i mansure süvarilerinden İsmail veled tekaüd Mustafa ile diğer şerikleri alelusul bedelat-ı lazime tayin ve tahsisi ile mutasarrıfların vefatına kadar bedelat-ı muayenenin hazinece ita oluna gelmesi mezkur mütalaa namede bi’l-istizan ittihaz olunan 1227 (1812) tarihli emr-i ali hükmünü cerh ve iptale kafidir. Saniyen Şurayı Devlet Heyet-i Umumiyesince karye-i mezkurenin 1068 (1658) tarihinde tımara tahsisi hakkındaki ferman-ı aliyeye dair gerek defter-i hakani ve gerek Maliye Nezaretinde bir gune kayıt ve malumata tesadüf olunamadığı ve mamafih karye-i mezkurenin tımara tashihi ferman olunmasıyla tımar ve zeamet bidayet-i tanzimatta ilga olunduğu cihetle arazi-i mezkurenin dahi aslına rücu ile arazi-i emiriye hükmünü iktisab edeceği cihetle bilcümle tasarrufatı taraf-ı mülukaneye ait raci bulunmasına mebni salifüzzikr karyenin Veli Baba Zaviyesine tahsisi ve sebt-i ve defteri hakani kılınmasına dair olan kararın icrasına tereddüde mahal olmadığına karar verilmiş ise de mezkur karye kaydının 1068 (1658) tarihinde kılıç tımara tahsis olunduğu mecellenin kitab’ül-beyyinatında beyan olunduğu üzere her veçhile mutemed ve ma’malün bih olan (yürürlükte olan) kuyud-ı hakaniye ile sabit olduğundan ol-babda sadır olan ferman-ı aliyenin kaydı bulunamadığı serd-i şeddesiyle olan kayd-ı hakaniyi derhal ihticacden (kanıt gösterme) ıskatı mümkün olmadığı gibi bidayeti tanzimatta tımar ve zeamet usulünün ilgasından dolayı karye-i mezkurenin aslına rücu’ edeceği yani arazi-i emiriye hükmüni bil-iktisab 1227 (1812) tarihli ferman mucebince cihet-i vakfa ait olacağı bahsi gelince bu hususta Şurayı Devlet Heyet-i Umumiyesi farz olunsa bile ma’mulun bih olan (yürürlükte olan) kayd-ı hakanide mukayyed olan ferman-ı aliyi Maliye ve Defter-i Hakani Nezaretlerinde kaydı bulunamadığı serriştesiyle hükümden iskat eylediği halde Maliye ve Defter-i Hakani Nezaretlerinde mukayyed olmadığı gibi kayd-ı hakaniyede dahi mukayyed olmayan 1227 (1812) tarihli ferman-ı aliyye binayı muamele eylemektedir ki her iki fermanın taarruzi farz olunabilir ma’mulü bih olan kayd-ı hakani ile te’yid ve hükümetçe bir asırdan beri muktezasıyla amel olunmak suretiyle tevsik edilmiş ve 1268 (1068/1658 olması gerekir) tarihli ferman-ı aliyyenin hükmünü tercih etmek iktiza eder bidayet-i tanzimatta tımar ve zaeamet usulü filhakika lağvedilmiş ise de diğer tımarlar ashabı gibi mevzubahs olan tımarın sahibi bulunan İsmail veled tekaüd Mustafa’ya dahi tımar-ı mezkur mukabili tahsis olunan bedel bidayet-i tanzimattan beri 1272 (1855/1856) tarihine kadar ita ve karye-i mezkura a’şarına vaziyet ile bu ana kadar canib-i hazineden taşir ve cibayet oluna gelmiş cihet-i vakfa bir gune taalluk ve irtibatı bulunmamış iken hazine ile bir gune muhakeme sebk etmeksizin mahkeme-i teftişten muktezi şeklinde sadır olan mütalaa nameye binaen esasen hazine-i celileye ait olan a’şar ve rüsumatın zaviye-i mezkureye terkine ve ol-babdaki kayd-ı hakaniyenin tashihini bila-sebeb şer’i tervici yolundaki Şurayı Devlet kararının tenfizi (hükmünü yürütme) komisyon-ı acizanemizce mümkün olmadığından keyfiyetin bit-tedkik bir karar-ı salime raptı zımnında Bab-ı Ali canib-i samine arz ve inbası için Muhasebe-i Umumiye Müdüriyeti Umumiyesine havale buyrulması babında ferman hazreti menlehül emrindir.

Fi 24 Temmuz sene 1328 (6 Ağustos 1912) tarihli tezkereye leffedilmiştir.

 

KAYNAKLAR

Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi (COA) Belgeler;

COA ŞD 450-23-1,3,5,7,9,11,15,19,29,37,39,40

COA ŞD 464-13-5

COA ŞD 468-12-15

 

Dr. İbrahim KARAER

e-mail: [email protected]

 

 

Yorum bulunmamaktadır.
Konu: ULUĞBEY KÖYÜ GELİRLERİNİN VELİ BABA ZAVİYESİNE TAHSİSİ HAKKINDA BELGELER (1643-1915) – 3 –

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

‘Ortak Değerimiz Atatürk’ bildirisine destek ver

Millî ve manevi değerlerimize, başta Atatürk olmak üzere Türk büyüklerine, her türlü tarihî mirasımıza yönelik saldırılar nereden, kimden ve

Ortak Değerimiz Atatürk

ATATÜRK! TÜRK MİLLETİ SANA MİNNETTARDIR

Her millet, sahip olduğu değerlerle geleceğini inşa eder. Geleceğin harcı olan değerlerine sahip çıkan milletler, geçmişten ders çıkararak, gelecekte aynı hataların tekrar edilmemesi için millî bir hafıza oluşturur. Bu hafızanın en önemli değeri, Millî Mücadele’nin lideri ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e periyodik olarak uzun zamandır yapılan saldırılarla karşı karşıyayız. Bunların sonuncusu geçtiğimiz günlerde Ayasofya’da hem protokolün hem de milletimizin gözü önünde gerçekleşmiştir.

Bilindiği gibi bir esaret belgesi olan Sevr Antlaşması’nı tarihin çöplüğüne atan Mustafa Kemal Atatürk, bir savaş ve diplomasi kahramanı olarak, Fatih’in emaneti İstanbul’umuzu, başta Ayasofya olmak üzere, camileri ve tarihî eserleriyle yeniden milletimize kazandırmıştır. Yine Trakya ve Batı Anadolu’yu Yunanistan; Doğu Anadolu’yu da Ermenistan olmaktan kurtarmış, ezanımızı susturmamış, Misak-ı millî sınırları içinde Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk, 3 Mart 1924’te, halkı aydınlatma, İslam’ın Kur’an’a göre yaşanmasını sağlama, ibadet ve ahlak esaslarıyla ilgili işleri yürütme, ibadet yerlerini yönetme görevlerini yerine getirmek üzere Diyanet İşleri Başkanlığını kurmuştur. Ayrıca Kur’an’ın tefsiri görevi Atatürk tarafından Elmalılı Hamdi Yazır’a verilmiş ve “Hak Dini Kur’an Dili” böylece ortaya çıkmıştır. Kur’an’ın Türkçe tefsiriyle Türkler, dinini öz kaynağından, kendi dillerinden okumaya ve öğrenmeye başlamışlardır.

Hâl böyleyken son yıllarda Millî Mücadele’mizin millî ve manevi mimarı Mustafa Kemal Atatürk, maalesef periyodik saldırılara maruz kalmaktadır. Bir millete sinsice düşmanlık etmenin yollarından biri, o milletin kahramanlarını itibarsızlaştırmaktır. Bunun en kolay yolu ise dinimizi kirli emellerine alet etmektir.

Son olarak Ayasofya’daki icazet töreninde bir imam Ayasofya’yı kastederek; anlatım bozukluklarıyla dolu “…Bu ve bu gibi mabetlerin mabet olarak kalması için inşa edilmiştir. Öyle bir zaman geldi ki bir asır gibi bir zaman içinde ezan ve namaz yasaklandı ve müze hâline çevrildi. Bunlardan daha zalim ve kâfir kim olabilir!… Yarabb’i bir daha bu zihniyetin bu milletin başına gelmesini mukadder buyurma!” gibi suç oluşturan ifadeler kullanmış ve haklı olarak bu söylem halkımızda büyük bir infiale yol açmıştır.

Atatürk, emperyalizmin ve yerli işbirlikçilerinin planlarını bozan bir lider olup Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, ülkemizin en başta gelen birleştirici ve bütünleştirici unsurudur. Mustafa Kemal Atatürk’e üstü kapalı yapılan bu saldırı aslında onun silah arkadaşlarına, Türk milletinin birlik ve beraberliği ile Cumhuriyet’imize yöneliktir. Atatürk’e yapılan ve yapılacak olan saldırıların nihai hedefi Türk milletidir, Türk devletidir. Bu bakımdan bu ve benzeri saldırıların hedefinin Türk devleti ve milleti olduğu konusunda halkımızı uyarmayı, vatanını ve milletini seven bir grup olarak görev addederiz.

Hedeflerine ulaşmak için geçmişte de bazı cahil kimseleri kullananlar, bugün de aynı yöntemlerle hareket etmektedir. Bu son saldırının kaynağının da aynı güçler olduğu şüphesizdir. Millî ve manevi değerlerimize, başta Atatürk olmak üzere Türk büyüklerine, her türlü tarihî mirasımıza yönelik saldırılar nereden, kimden ve nasıl gelirse gelsin, millî birliğimizi asla bozamayacaktır. Aşağıda imzaları bulunan DTCF Birlik üyeleri ve Türk aydınları olarak bu çirkin ve kötü niyetli ifadeleri şiddetle kınıyor ve reddediyoruz.

DTCF Birlik Üyeleri

**İmza: **

Bildiriyi paylaşarak destek verebilirsiniz:

 

En çok beğenilenler

Giriş

Welcome to Typer

Brief and amiable onboarding is the first thing a new user sees in the theme.
Join Typer
Registration is closed.