Vedat Çakıroğlu

Dil Tarih Coğrafya Fakültesi mezunu 179 Türk aydını mükemmel bir zamanlamayla bir bildiri yayınladı (Mezunların, 9’u Prof., 11’i Doçent, 14’ü Doktor, diğerleri akademisyen,öğretmen, yönetmen vs)

Ana teması Türk Birliği (Turan) olan bildirge toplumumuzda kısmen bir yankı buldu fakat muhteşem bir yazılı metin ortaya çıkmasına rağmen toplumumuzda gerekli algıyı ve yankıyı yakalayamadı.

Bildiriyi okumak isteyenler metne googledan ulaşabilir, okuyabilirler.

Dünya tarihinde yaşanan çok önemli olaylar sonuçta dünya ölçeğinde durum değerlendirilmelerine, yeniliklere, yıkılmalara, doğumlara sebepler teşkil etmiştir.

13’ncü yüzyılda Avrupa’da yaşanan ve Avrupa nüfusunun 1/3 ünün can kaybına sebep olan “kara veba” hastalığı emek gücünün değerlenmesine, feodalitenin sorgulanmasına ve demokrasinin başlangıcına sebep olmuştur.

16 yüzyılda Amerika kıtasının ve Afrika’nın en güneyindeki Ümit Burnunun keşfi, dünya üzerindeki para trafiğini ve zenginlik alanlarını değiştirmiştir.

17nci yüzyılda dünya ticaret yollarını tam kontrol etmek amacıyla İngiltere’nin Rusya’yı güçlendirmesi bir sonraki yüzyılda kendilerine rakip bir devletin ortaya çıkmasına, Avusturya -Macaristan ve Osmanlı imparatorluklarına da ciddi bir rakip çıkmasına sebep olmuştur.

18nci yüzyılın sonlarında olan Fransız İhtilalı ve ABD iç savaşının bitimiyle ABD’nin kurulması dünya ölçeğinde hem milliyetçilik akımlarının güçlenmesi doğal olarak büyük imparatorlukların parçalanma sürecine girmesini getirdi.

1914-1918 Birinci Dünya Savaşı Almanya, Avusturya- Macaristan ve Osmanlı devletinin yıkılmasına dünyanın emperyal güçlerce paylaşılmasına sebep olmuştu.

Savaşın getirdiği fakirlik tüm dünyada (ABD hariç) seçilmiş diktatörler çağının yaşanmasına sebep olmuştu.

1940- 1944 ikinci dünya savaşının sonuçları emperyal güç olarak İngiltere ile ABD’nin yer değiştirmesi savaşı kazanan iki devletin (ABD -SSCB) dünyanın iki kutup iki gücün egemenliğine girmesini getirdi ve tabii İsrail kuruldu.

İsrail’in orta doğuda kendisine halen de devam eden yayılma alanı.

Sovyetlerin dağılması Baltıklardan Ortaasya’ya birçok yeni devletin kurulması.

11 eylül ABD ikiz kuleler terör hareketi sonucu Afganistan’dan Tunus’a tüm orta doğuda 22 devletin sınırlarını değiştirecek olan halen epeyce de değiştirmiş olan milyonlarca insanın katledilmesine sebep olan Büyük Ortadoğu Projesinin uygulamaya girmesini getirdi.

Zamanımızda yaşadığımız virüs salgını da yukarıda zikredilen çok önemli bir yeryüzü olayıdır.

Şimdilik bir mini dünya savaşı gibi görülen salgın tekrarlarıyla aldığı can sayısıyla mali potansiyeliyle dünya yapılanmasında önemli bir etken olacak.

Ve mutlaka salgın sonrası sonuçları dünya yaşayacaktır.

Bizler dünyaya millet penceresinden bakan insanlar olarak yaşadığımız zamanlar için milletimizin geleceğine nasıl bir katkı olur diye düşünmeye çalışan insanlarız.

Ve milletimizin geleceğinin güvenliğinin zenginliğinin Türk birliğinden geçtiğine inanıyoruz.

Çünkü görünen köy kılavuz istemez.

Anadolu Türklüğü dünya ekonomisinin yüzde 1 ini üretmektedir.

Diğer Türk devletleri dünya ekonomisinin yüzde 0.5 ini üretmektedir.

Basit bir hesapla Türk birliğinde dünya ekonomisinin yüzde 1 buçukçuğunu üretebilir bileşeni ile rakamı daha yükseğe çıkarabiliriz.

DTCF bildirisinde Turan fikrinin yeniden değerlendirilmesine ihtiyaç olduğuna vurgu yapılıyor.

Tabii Turan fikri ülkemizde yaklaşık 150 yıl evvel fikren konuşulmaya başlanmış ama 1300 yıl evvel Bilge kağan tarafından balbal taşlarına kazınarak milletimize öğütlenmiştir.

Dilde Fikirde İşte Birlik

Kime ne zararı var?

Bir ekonomik Türk birliğinin kime ne zararı var?

Bir kültürel Türk birliğinin kime ne zararı var?

Türk birliği fikri cumhuriyetimizin kurucusu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün de savunduğu ve hizmet ettiği bir fikirdir.

Türklüğün bekası Türk birliğindedir.

Kaynak: https://www.habererk.com/m/dtcf-dil-tarih-cografya-fakultesi-mezunlarinin-turan-bildirisi-makale,7820.html

Contributor
Yorum bulunmamaktadır.
Konu: DTCF (Dil Tarih Coğrafya Fakültesi) Mezunlarının Turan bildirisi

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

‘Ortak Değerimiz Atatürk’ bildirisine destek ver

Millî ve manevi değerlerimize, başta Atatürk olmak üzere Türk büyüklerine, her türlü tarihî mirasımıza yönelik saldırılar nereden, kimden ve

Ortak Değerimiz Atatürk

ATATÜRK! TÜRK MİLLETİ SANA MİNNETTARDIR

Her millet, sahip olduğu değerlerle geleceğini inşa eder. Geleceğin harcı olan değerlerine sahip çıkan milletler, geçmişten ders çıkararak, gelecekte aynı hataların tekrar edilmemesi için millî bir hafıza oluşturur. Bu hafızanın en önemli değeri, Millî Mücadele’nin lideri ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e periyodik olarak uzun zamandır yapılan saldırılarla karşı karşıyayız. Bunların sonuncusu geçtiğimiz günlerde Ayasofya’da hem protokolün hem de milletimizin gözü önünde gerçekleşmiştir.

Bilindiği gibi bir esaret belgesi olan Sevr Antlaşması’nı tarihin çöplüğüne atan Mustafa Kemal Atatürk, bir savaş ve diplomasi kahramanı olarak, Fatih’in emaneti İstanbul’umuzu, başta Ayasofya olmak üzere, camileri ve tarihî eserleriyle yeniden milletimize kazandırmıştır. Yine Trakya ve Batı Anadolu’yu Yunanistan; Doğu Anadolu’yu da Ermenistan olmaktan kurtarmış, ezanımızı susturmamış, Misak-ı millî sınırları içinde Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk, 3 Mart 1924’te, halkı aydınlatma, İslam’ın Kur’an’a göre yaşanmasını sağlama, ibadet ve ahlak esaslarıyla ilgili işleri yürütme, ibadet yerlerini yönetme görevlerini yerine getirmek üzere Diyanet İşleri Başkanlığını kurmuştur. Ayrıca Kur’an’ın tefsiri görevi Atatürk tarafından Elmalılı Hamdi Yazır’a verilmiş ve “Hak Dini Kur’an Dili” böylece ortaya çıkmıştır. Kur’an’ın Türkçe tefsiriyle Türkler, dinini öz kaynağından, kendi dillerinden okumaya ve öğrenmeye başlamışlardır.

Hâl böyleyken son yıllarda Millî Mücadele’mizin millî ve manevi mimarı Mustafa Kemal Atatürk, maalesef periyodik saldırılara maruz kalmaktadır. Bir millete sinsice düşmanlık etmenin yollarından biri, o milletin kahramanlarını itibarsızlaştırmaktır. Bunun en kolay yolu ise dinimizi kirli emellerine alet etmektir.

Son olarak Ayasofya’daki icazet töreninde bir imam Ayasofya’yı kastederek; anlatım bozukluklarıyla dolu “…Bu ve bu gibi mabetlerin mabet olarak kalması için inşa edilmiştir. Öyle bir zaman geldi ki bir asır gibi bir zaman içinde ezan ve namaz yasaklandı ve müze hâline çevrildi. Bunlardan daha zalim ve kâfir kim olabilir!… Yarabb’i bir daha bu zihniyetin bu milletin başına gelmesini mukadder buyurma!” gibi suç oluşturan ifadeler kullanmış ve haklı olarak bu söylem halkımızda büyük bir infiale yol açmıştır.

Atatürk, emperyalizmin ve yerli işbirlikçilerinin planlarını bozan bir lider olup Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, ülkemizin en başta gelen birleştirici ve bütünleştirici unsurudur. Mustafa Kemal Atatürk’e üstü kapalı yapılan bu saldırı aslında onun silah arkadaşlarına, Türk milletinin birlik ve beraberliği ile Cumhuriyet’imize yöneliktir. Atatürk’e yapılan ve yapılacak olan saldırıların nihai hedefi Türk milletidir, Türk devletidir. Bu bakımdan bu ve benzeri saldırıların hedefinin Türk devleti ve milleti olduğu konusunda halkımızı uyarmayı, vatanını ve milletini seven bir grup olarak görev addederiz.

Hedeflerine ulaşmak için geçmişte de bazı cahil kimseleri kullananlar, bugün de aynı yöntemlerle hareket etmektedir. Bu son saldırının kaynağının da aynı güçler olduğu şüphesizdir. Millî ve manevi değerlerimize, başta Atatürk olmak üzere Türk büyüklerine, her türlü tarihî mirasımıza yönelik saldırılar nereden, kimden ve nasıl gelirse gelsin, millî birliğimizi asla bozamayacaktır. Aşağıda imzaları bulunan DTCF Birlik üyeleri ve Türk aydınları olarak bu çirkin ve kötü niyetli ifadeleri şiddetle kınıyor ve reddediyoruz.

DTCF Birlik Üyeleri

**İmza: **

Bildiriyi paylaşarak destek verebilirsiniz:

 

En çok beğenilenler

Giriş

Welcome to Typer

Brief and amiable onboarding is the first thing a new user sees in the theme.
Join Typer
Registration is closed.